Tokat Topcam Yaylasında Günümüz Mürşidimiz Veliyettin Hürrem ULUSOY

İnsanlar var olduğu günden bu güne doğa ile beraber iç içe yaşamını sürdürmektedir. Öyle bir bütünlük yaşamla eş değer konumuna varmış durumdadır. Öyle ki çocuklar dünyaya geldiğinde ağaç dikmek gelenek, ağaç kesmek günah sayılmış Anadolu da yaşayan bu topluluk Anadolu Alevileri olarak anıldı. Aleviler ormanların kesimiyle yaşamını idame ettirmek zorunda olduğunda da “ kul kuldan razı olmaz ise Allah kuldan razı olmaz” anlayışı ile ağaçlardan (helallik) Rızalık alarak gülbanklar okuyarak  ağaçları kesmek zorunda olduğunu belirtiler. “ Tahtacı Aleviler, baltayı vurmadan önce bakın ağaçtan nasıl hellallik alıyormuş

Ağaç kesme duası.

” Bismişah, Allah, Allah.
Ormanın süsüydün,
Ağacın hasıydın,
Adem’in beşiğinde,
Kapının eşiğinde sen varsın,
Geçimim senden,
Affını diliyorum”.

Üç defa niyaz ediliyor, kesilecek ağaç fazla ise Cebrail (Horoz) kesilip, kanı ilk kesilecek ağacın köküne akıtılıyor ve pişmesi için kadınlara veriliyor. Kadınlar horozu almadan önce ağaca niyaz ediyor ve horozu alıyorlar.

“Bizi bu dağlarda açlıktan, yokluktan, kazadan, beladan koru,
Haram lokma odamıza uğratma,
Kötüye, uğursuz uğratma,
Yolumuzu doğruluktan şaşırtma,
Dağların tüm nimetlerine aşk ola,
Allah, Allah”.

Ve ağaca balta vuruluyor.

Barışı, sevgiyi, kardeşliği, hoşgörüyü hâkim kılmak adına yaptıkları her şey suç sayıldı. Savaştan kandan, beslenen anlayış Alevileri yok etmek, devşirmek, değiştirmek, kendine benzetme adımlarını durmadan atar oldu. Bu gün her alevi köyüne imam atayıp cami yapılıyorsa, din dersi zorunlu hale getiriliyor ise, hükümetler Alevilere pozitif ayrımcılık uyguluyor ise,  tarihsel süreç içerisinde eğitim bilim, ilim yerleri olan tekkeleri gasp edilip el konuluyor ise, oda yetmeyip katliamlar uyguluyor ise bil ki bunun sebebi bu dur işte.

Anadolu’muzun cennet köşelerinden tahtacı Alevilerinin yaşadığı bölgelerden biri olan Kaz dağları bu günlerde on binlerce ağaç kesilerek bölgesinin oksijen deposu olan orman yok ediliyor. İster istemez hem canlıların hem kendilerinin yaşamların da önemli bir yeri olan oksijen kaynağı ağaçlar birer birer kesilirken sayıları on binleri aşmış durumdadır. Sözde altın madeni çıkarılacakmış, hem de siyanürle,  siyanür canlıların yok edilmesinde kullanılan zehir. Bu zehir toprağa karıştıktan sonra kolay kolay sökülüp atılamıyor.

Aleviler tanrı anlayışına “tüm vadiler gibi sahralar gibi /akarsular gibi deryalar gibi/ sıra dağlar gibi yaylalar gibi/ cümle âlem bir can imiş bilmedim. Evet, evreni tanrı olarak gören doğaya çevreye, akarsulara, dağlara, ormanlara yönelik yapılacak tüm katliamı yok etme anlayışını tümüyle ret eden Alevileri ve örgüt temsilcilerini kaz dağlarında direnen “ Su ve vicdan nöbeti” tutan tüm canlara canan olmaya, bu haklı davada yol a revan olmaya davet ediyorum. Hak hizmetlerini kabul etsin.

 

Hıdır Abdal Ocağından

Dede

Muharrem ERKAN

Tokat Topcam Yaylasında Günümüz Mürşidimiz Veliyettin Hürrem ULUSOY