|
Butto'nun Beklenen Ölümü! |
|
|
|
Mustafa BALBAY tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 29 Aralık 2007 12:15 |
Napolyon 'un "Coğrafya ülkelerin kaderini belirler" sözü, dün Pakistan'da bir kez daha ölüme geçti! Eski başbakanlardan muhalefet lideri Benazir Butto seçim kampanyasının 2. gününde Ravalpindi'de düzenlenen saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

8 Ocak'ta yapılacak seçimler Pakistan'ın önümüzdeki dönem demokrasiyle birlikte nasıl yaşayabileceği sorusunun da yanıtını verecekti. Yanıt, seçimlerden önce geldi. Olayın sıcaklığıyla birlikte Pakistan halkının ilk tepkileri dikkate alındığında şu yorum yapılabilir: Pakistan, en az 5 yıl daha belini doğrultamaz... Sonrasını bilemeyiz! Butto'nun liderliğini yürüttüğü Halk Hareketi, Pakistan ölçekleri içinde laik, demokratik yapının yerleşmesini hedefleyen bir anlayışa sahipti. Baba Butto'nun idamı, evlatların saldırılar sonucu öldürümü, bu coğrafyadaki laik-demokratik tohumların yeşermesinin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösterdi. Radikallerin daha da güçleneceği bir süreç bölgeyi bekliyor. *** Suikast sonucu ölüm ne yazık ki Pakistan gibi ülkelerde siyasilerin meslek hastalığı! Butto daha 19 Ekim günü sürgünden dönüp ülkesine ayak bastığı an saldırıya uğramış, kendisini karşılamaya gelenlerden 138'i yaşamını yitirmişti. Onu ülkesinde ölüm karşılamıştı. 2.5 aydır da bir gölge gibi izliyordu. 1999'da askeri darbeyle başa geçen Müşerref 'in demokrasiye geçiş sürecinde iç-dış baskıların da etkisiyle kurmaya çalıştığı bütün dengeler saldırıyla birlikte bozuldu. Saldırıyı ilk kınayan Rusya oldu. Onu ABD izledi. ABD'nin kınamasında tüm uzlaşma umutlarının yakın gelecek için sona erdiği vurgulanıyordu. ABD açısından durum bir laboratuvar deneyi kadar basit olmalı: Şu şu lider adaylarıyla denge kurmaya, ılımlı İslam temsilcilerini radikallerin önüne koyup, laikleri de yandan ileri sürmeye çalıştık... Müşerref'in de elbisesini değiştirip koltuğunu koruduk, olmadı... Şimdi bunun yerine ne konabilir, ona bakacağız! *** Türkiye ve Pakistan askeri darbe sayısından idam edilen başbakan sayısına, Başbakanlık koltuğuna oturan "ilk kadın" sürecinden ABD ile ilişkilere kadar pek çok bakımdan benzerlikleri olan iki ülke... Son dönemde iki ülkenin ortak kaderi bağlamında şöyle bir benzetme yapabiliriz: ABD Afganistan'ı işgal etti, Pakistan karıştı, iç denge bozuldu... ABD Irak'ı işgal etti, Türkiye karıştı, terör öne çıktı... Bu karşılaştırma ayrıca irdelememiz gereken bir gerçek! ABD için kendi çıkarları uğruna ülkeler karışmış, aynı dinin değişik mezheplerinden insanlar birbirine girmiş, çok da önemli değil! Vurguladığımız gibi; bir laboratuvar deneyimi! Afganistan ve Irak işgallerinin başarılı görünmesi için ABD'nin gözden çıkarmayacağı ülke yok! ABD, Butto'nun öldürülmesini kına-mış. Kına kına... Al o kınayı...
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
|